Chiang Mai’de Yeni Yıl – “Keşke yalnız bunun için sevseydim” seyahat etmeyi!

 

Yollardayken bazen, bir gündür tanıdığım insanlar yoldaş hatta aile oluyor bana.

“Keşke yalnız bunun için sevseydim” seyahat etmeyi!

3 yeni yıl

Bir Afganistan asıllı Amerikalı, bir Avustralyalı, bir Fransız, bir İtalyan, bir Yeni Zellandalı, bir İngiltereli, üç Rus, bir Türk. Yeni yıla birlikte girmeye niyet ettik.

Fransız’ı siz de tanıyorsunuz zaten. Hani evinde misafir edemedi diye hostel paramı ödeyen arkadaş. Diğerleri de couchsurfing‘ten birbirlerini bulan dünyalılar.

2 yeni yıl

Yılbaşı akşamı, önce kalabalık meydanda tek tek buluşuldu. Sonrasında gittiğimiz teras barlardan birinde gökyüzünde uçuşan dilek fenerlerini görmeye başladığımızda heyecan da başladı. Meğer Chiang Mai, binlerce dilek fenerinin gökyüzüne uçurulduğu şehirmiş. Bunun için bir festivali olduğu gibi, yılbaşında da aynı manzarayı görmek mümkünmüş.

11 yeni yıl

Yetmiş iki milletin yan yana, dip dibe yer sofralarında oturduğu teras barda otururken;

“Sabredemiyorum bir an önce bir fener uçurmak istiyorum.” Dedi Amerikalı.
“Sahi tek dilek hakkımız mı var?” diye ekledi.
“Bilmiyorum” dedim.
“Hem kuralları kim koyuyor ki? Madem bizim fenerlerimiz, kuralları da biz koyalım. Üç dileğe ne dersin?”
“Süper.” Dedi.
Sonra grup olarak karar verdik. Üç dilek dileyeceğiz ve seçtiğimiz bir tanesini grupla paylaşacağız.
Anlaştık!

 

Teras bardan fener almak için tekrar sokağa döndüğümüzde, tam da meydanda dans eden ve kucaklaşan insanları görünce, bir süre için feneri unuttuk. Ne de olsa dans etmek çok ciddi bir mesele ve ertelemeye gelmez.

4 yeni yıl

 

Bizim bir Afganistan asıllı Amerikalı, bir Avustralyalı, bir Faransız, Bir İtalyan, Bir Yani Zellandalı, bir İngiltereli, üç Rus, bir Türk’ten oluşan aile büyüdü kocaman oldu. Etrafımızda her milletten insan, dans edip, şarkılar söyleyip kucaklaştık.

Meydan tıklım tıklım olduğundan, birbirimizi kollayıp gözeterek, dans ne kadar sürdü, her bir anına her birimiz ne kadar şükrettik bilmiyorum.

Sonra bizim bu kocaman aile toplaşıp, kalabalığın arasından ördek yavruları gibi tek sıra yola dökülüp fener aramaya yollandık.

Daha sakince bir sokağa geldiğimizde, Amerikalı koşup fener almaya gitti. Sekiz tane bulmuş. Sadece ikisinin parasını ödeyebilmiş. “Dilek dediğin şey parayla satılmamalı” demiş fenerleri veren. Hey yavrum beee! ❤

6 yeni yıl

Nasıl yakılır bilmediğimiz fenerlerin ilkinden hep birlikte başladık. Ördek yavruları olarak herkes el attı. Birlikte tuttuk, birlikte yaktık, birlikte diledik ve birlikte uçurduk…

Sonraki her bir fenerde da ailenin her birinin dokunuşu vardı.

7 yeni yıl

10 yeni yıl

IMG_5815

IMG_5788

IMG_5819

Dileklerimiz dileklere karıştı. Dünyanın her tarafından gelmiş, farklı milletten, farklı dinden, farklı renkten, her biri kendi biricikliğinde insanların dilekleri için uçurduğu binlerce fener ve biz altında seyrediyoruz…

1 yeniyıl

 

Bütün insanligin ortak tapinaği gibi ve biz altında bir aile gibi…
Keşke yalnız bunun için sevseydim seyahat etmeyi!

(Dileklere ne mi oldu?  Kural kuraldır. İkisini kendime saklarım, birini siz ördek yavrularıyla paylaşırım. Latin Amerika yolculuğu mu dedim? 😮 Hadi inşallah!)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s