Antakya Günlükleri (1)

 

ANTAKYA GÜNLÜKLERİ;Naz etmez bir tohum gibi hissediyorum bugünlerde. Bırakıversem kendimi, hemen şimdi burada, bu topraklarda filizlenebilirim. Bir hafta oldu geleli, on oniki kişilik bir arkadaş çevrem var, haberleşip buluştuğum. Onun haricinde de ahbaplar var tabii, karşılaşılınca hoş beş edilen. Antakya öyle bir yer sanırım, bir güzel insanla tanıştın mı, küçük küçük halkalarla bağlanıveriyorsun birçok güzel insana…Barbara’ya gittik bugün. Haftada bir gün toplanıp müzik yapıyorlarmış. Farklı dillerden ilahileri çok sesli okuyorlar. Kapısı herkese, her zaman açık olan bir müzik odası ve her dilden barış yazıları duvarlarda. Arjantin’den bir misafiri var Barbara’nın. Bir de Luis gelince bu akşamki ilahileri İspanyolca, Katalanca ve Latince seçtik. Soprano oldum ben de…

Buraya Gelirken, hava Kararmış, Aslı’yla, daracık, eski Antakya sokaklarından yürüyoruz, bir motorlu, kapısının önündeki kadına soruyor; “Aziz Luka Evi bu sokakta mı?” bilmiyorum diye yanıtlarken teyze atılıyorum, “Hayır, yanlış gelmişsiniz. Bir alt paraleline geçin bu sokağın aşağıya döndüğünüzde sağdan ikinci kapı olsa gerek”

barbaranın avlusu
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s