Ahh bu şehir, deli edecek beni anlıyor musun?

kamyon

Kara gözlü bir güzel insan, kandırdı bizi bugün, düşürdü yollara…

Diyarbakır yanarken, biz Eğil yollarında…

Burcu dua etti evvela, bir kamyonet kasası diledi… Sonra her yer özgürlük…

Çok geçmedi hani, bir başka güzel gözlü Abi durdu tereddütle…

Tereddütü bizi almaya değil ha! Önde yeri yok ya, kasayı teklif etmeye mahçup. Bilse zaten ona yanıp tutuştuğumuzu… Biz sevinçle zıplarken kasaya, İstanbul’dan geldiğimizi de duyunca, ekledi hemen “Benim kızım da İstanbul’dan geldi bugün. Üniversitede okuyor da…” Bir de çuval gösterdi bize, üzerine oturmalık. İşte her yer özgürlük!

Kısa bir mola verince yolda, güzel gözlü abinin kızı atlayıp geldi yanımıza. —-“Merhaba, ben Kimya”

Efendim?

“Adım Kimya…”

Ahh bu şehir deli edecek beni, anlıyor musun?

Güzel gözlü Abi -laf arasında ilkokul mezunu olduğunu söyleyen  – yıllar evvel bir kitapta okumuş Mevlana’nın kızını. Ahd etmiş ya… Sonra kızı olunca da Kimya koymuş adını.

Ahh, bu şehir deli edecek beni, anlıyor musun?

( Devamı için ; http://bohcamdaanadolu.com/2013/07/25/ahh-bu-sehir-deli-edecek-beni-anliyor-musun/ )